Saraların Mücadelesi Kadının Özgürlük Mücadelesidir

sakine-rojbin1

Basına ve Kamuoyuna!

Kürdistanlı üç yoldaşımızın Paris’te hunharca katledilişinin üçüncü yıl dönümüne giriyoruz. Halkımızın ve kadınların büyük bir direnişle zulme karşı başkaldırdığı böylesi bir süreçte bu katliamın üçüncü yıldönümünü karşılarken öncelikle Kadın özgürlük hareketimizin öncü komutanı Sara yoldaş, yine Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez şahsında onursuzluğa, baskıya, zulme ve yok saymaya karşı kadının yaşam yaratan yüreği ile karşı duran tüm kahraman şehitlerimizi anıyor, anıları önünde saygıyla eğiliyoruz.

Kendisini kadının yokluğu üzerinden şekillendiren ve buradan yola çıkarak toplumlara, haklara karşı tam bir soykırım politikası yürüten sistem, bu karakterini en belirgin olarak “önce kadınları vurun” sözleriyle ortaya koymuştur. Tarihin her safhasında bu özelliğin sergilenilmesinden çekinilmezken bunun belki de en karanlık yüzü 2013 yılının 9 Ocak tarihinde Paris’teki Kürt Enformasyon bürosundan gerçekleştirilmiştir. Lanetli ve kölelik yüklü tarihe karşı yaşamını kavgayla ören, kendi şahsında Kürt kadınının ve tüm dünya kadınlarının yeniden ayağa kalkışını, irade ve güç kazanmasını temsil eden Sara yoldaşların şahadeti bu karanlık tarihin ters yüz edilmesinden duyulan korkunun yansımasından öte bir şey değildir.  Bir Kürt ve kadın olarak soykırım gerçeğini tüm yönleriyle hisseden Sara yoldaş, bununla yaşamayı hiçbir zaman kabul etmemiş, evde, okulda, işyerinde, köyde, büyük metropollerde, zindanlarda ve yaşamın her karesinde bir karşı duruş içerisinde olmuştur. Hep kavgayla doldurduğu yaşamında kendisini küllerinden yeniden yaratırken geleceğe dair umut olmuş, direnme azmi ve yetisi kazandırmıştır. Kürt kadınları onun hiç kimsenin cesaret edemediği koşullarda herkese karşı koyarak Fis köyünde ete kemiğe bürünen özgürlük mücadelesine akışını, zindanlarda dimdik duruşu ve eğilmeyen başını, dağlara ve mücadeleye olan tutkusunu anlatan hikayelerle kendisini bulmuş, mücadele saflarına akmıştır. Sara yoldaş, unutturulmak istenileni hatırlatmış, özgürlüğün kendisine çeken gücünü temsil etmiştir. O bu anlamda Kadın özgürlük mücadelesini ateşleyen kıvılcım olmuş, sonrasında tutuşturduğu ateşi büyütme çabasını en önde sergilemekten hiçbir şekilde taviz vermemiştir. Kendisinde bunca değeri biriktirdiği ve hakikati taşıdığı için de aynı zamanda faşist egemenlikli güçlerin en çok korktuğu gerçeklik olmuştur. Bu anlamda Sara yoldaş ve onun izinden mücadeleye katılarak Saraca yürüyen Rojbin ve Ronahi arkadaşların katledilişi şahıslarında açığa çıkardıkları bu gerçeklerin katledilişi anlamına gelmektedir. Önder Apo, bu katliamı “Yeni bir Dersim soykırımı” olarak nitelendirirken aslında Kürt halkına yeni soykırımların reva görüldüğüne dikkat çekmiştir Sara, Rojbin ve Ronahi yoldaşların katli kadınlar şahsında bir halka biçilen soykırım uygulamalarının yeni dönemdeki ilk startı olmuştur. Nihayetinde Kobani, Şengal’de yaratılan DAİŞ vahşeti bu tespitin doğruluğunu ortaya koymuştur. Vahşeti uygulayanların isimleri değişse de esası aynı minvalde bugünde uygulanmaya devam etmektedir. Bugün Kuzey Kürdistan’da Cizre, Nusaybin, Sur, Farqin, Silopi, Kerboran da sürdürülen DAİŞ vari uygulamalar bunun en açık kanıtı olmaktadır. Çocuk,  genç yaşlı demeden insanlarımızın üzerine kurşunlar yağdırılmakta, toplarla tanklarda evlerin içerisine kadar girilmektedir. Yine en fazla kadınlar hedef alınmakta çocuğu karnında analar yine kendi çocuklarının gözleri önünde katledilmektedir. AKP bu uygulamalarıyla kendi eliyle beslediği DAİŞ’ten bir farkının olmadığını bu gün tüm dünyaya çarpıcı bir şekilde göstermiştir. Yine Paris katliamını gerçekleştirenin kendisi olduğunu Silopi’de 5 Ocak’ta üç Kürt siyasetçisi kadını katlederek ortaya koymuştur. Tam da katliamın yıldönümünde Seve Demir, Pakize ve Fatma Uyar’ın katledilmesiyle yapılmak istenen, başlattığınız her özgürlük çıkışına karşılık katliamla karşılık verileceği mesajının yinelenmesidir. Bununla önümüzdeki süreçteki politikalarının da rengini ortaya koyan AKP hükümeti, halkımızı ve kadınları yıldırmaya, sindirmeye ve mücadeleden koparmaya çalışmaktadır.

Ne var ki AKP ve onun kendisini Hitlere benzeten başı, Saraların yaktığı ateşle kendini bulan ve bugün dört parça Kürdistan da gittikçe artan bir irade gücüyle soykırım karşısında duran yiğit Kadınları bu tür yaklaşımlarla yıldıramayacağını bilmemektedir. Kırk yıllık mücadelenin her aşamasında benzer yönelimler yok oluşu değil kendisiyle beraber yeniden doğuşları getirmiş, her baskı daha da artan direniş olmuş, özgürlük hareketi Önderliği ve kahramanlaşan öncüleriyle kendisini yüreklerde büyütmüştür. Tarihten habersiz olmak gafletiyle bir kez daha benzer uygulamalardan medet uman AKP hükümeti esasen kendi sonunu da hazırladığının farkında değildir. Saraların yüreklere kazıdığı özgürlük aşkı ve tutkusuna ekmek ve sudan daha fazla ihtiyacı olduğunu bilen, öğrenen kadınları, bu güne kadar olduğu gibi bundan sonra da hiçbir erkek egemenlikli faşist yönelim durduramayacaktır. Dağlarda, sokaklarda, caddelerde ve yaşamın her anı ile her boyutunda büyük öcülerimizden öğrendiğimiz direniş geleneğini Kürt kadınları olarak sonuna kadar sürdürme kararlılığımız ve azmimiz, bu gücü bileyen öfkemiz her zamankinden daha çoktur. Bu anlamda Önder APO’nun “Saraların mücadelesi kadının özgürlük mücadelesidir” belirlemesini yaşamsal kılmak, onun temsili olmak kadın savunma gücü olarak en büyük mücadele gerekçemiz olacaktır. Bunu en fazla direnişin fiili sürdüğü tüm alanlarımızda, yine yaygınlaştırarak geliştireceğimiz her yeni direniş alanında yaşatabiliriz. Bu bilinçle başta kadınlar olmak üzere tüm halkımızı, Türkiye halklarını, ilerici demokrat tüm kesimleri kadının özgürlük çıkışına ve halkımızın onurlu duruşuna karşı geliştirilen bu katliamlar karşısında tam bir direniş içerisinde olmaya, direniş kalelerine sahip çıkmaya yediden yetmişe ayakta olup, saldırıları boşa çıkarmaya çağırıyoruz.

Katliamın üçüncü yıldönümünde YJA STAR güçleri olarak bir kez daha Sara, Rojbin, Ronahi, Seve, Pakize ve Fatma yoldaşlar şahsında kadın özgürlük mücadelesini zirveye taşıyan tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyor, anılarına kanımızın son damlasına kadar bağlı kalacağımızı belirterek, Önder Apo’yu özgürleştirerek mücadeleyi zafere ulaştırma sözümüzü yeniliyoruz.

Hiçbir şey özgürlükten ve onurlu bir yaşamdan daha değerli olamaz

Yaşasın özgürlük mücadelemizin mimarı Rêber Apo

Yaşasın özgürlük yolunun öncü komutanları

Kahrolsun her türden soykırımcı faşist erkek egemenlikli zihniyet

08.01.2016

YJA STAR MERKEZ KARARGAH KOMUTANLIĞI