Komplo karanlığı halkların ve kadınların aydınlık duruşu ve birlikteliği ile aşılacaktır

Roja Res 15 e Sibat

Basına ve Kamuoyuna
Halkların ve kadınların özgür yaşamlarına vurulmak istenen darbe anlamına gelen uluslararası komplo karanlığının 17. yılına girerken öncelikle tüm komplocu güçleri lanetliyor, komploya karşı bedenleri ile siper olan ve Önderliğimiz etrafında “Güneşimizi karartamazsınız” eylemleri ile ateşten bir halka çizen tüm şehitlerimizi saygı ve minnetle anıyoruz.
Çocukluğundan itibaren iyiyi, güzeli doğruyu bulmaya çalışan ve anlamlı bir yaşam arayışında olan Önder APO, bu arayışını özgürlük mücadelesinde somutlaştırmıştır. İçerisine girdiği çetin mücadele ile yarattığı özgürlük ruhunu ve bilincini tüm insanlığa taşırmış, bu toprakların uygarlığa bulaşmamış onurlu çocuğu olarak, İnannayla başlayan ve Premetehus, Hallacı Mansur, Sühreverdi, Bruno, İsa, Mani vb. ile devam eden maratonun en son koşucusu olmayı başarmıştır. Böylelikle uygarlığın kör eden sahte ışıkları altında gizlenmeye çalışılan ve insan olmayı temsil eden kadim değerleri, hiçbir zaman olmadığı kadar görünür kılarak demokratik modernitenin en güçlü temsili olmuş, ona yeni bir soluk, renk ve kimlik kazandırmıştır. Dolayısıyla tarihte olduğu gibi bugün de yüzyıl tanrılarının karalamalarına ve gazabına maruz kalmış, tüm dünyanın gözleri önünde eşi görülmemiş bir ittifakla gelişen büyük bir komplo gerçeği ile karşı karşıya bırakılmıştır. Tarihi kökleri bu denli derinlerde olan uluslararası komplo bu anlamda insan olmakta ısrar eden bir gerçekliğin bir kez daha gün yüzüne çıkamayacak şekilde yok edilmesini hedefleyen kirli, karanlık ve çirkin bir gerçekliği ifade etmektedir. Neredeyse tüm dünya gericiliğini var olan çıkar çatışmalarına karşın böylesi bir komplo da ortaklaşmalarının başka bir izahı olamaz. Bölgemiz şahsında içine girilen yeni paylaşım ve dizayn çabalarının önündeki en ciddi engel ve halklar için yeni yaşam umudu olan Önder Apo bu anlamda ortak hedef haline getirilmiş ve komplo gerçekliği Önder Apo’ya adım atacak bir toprak parçası bırakılamayacak kadar sıkı bir örgütlülükle yürürlüğe sokulmuştur. Bu anlamda Kürdistan halkları başta olmak üzere tüm halklar birbirine düşürülmek istenmiş, kadın zifiri bir karanlığa mahkum edilmeye, boğulmaya çalışılmıştır.
Komplonun hesaplarını farkeden Önderliğimiz; ‘Demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü paradigma’yla karşı bir duruşa geçerken, komployu derinlikli ve aydınlıkçı bir çizgi ile boşa çıkarmayı başarmıştır. Bu anlamda on altı yıldır komplocu güçler ve Önderliğimiz arasında iki ayrı uygarlığın çatışması çok çetin bir mücadele seyri ile devam etmektedir. Dolayısla Başkan Apo’nun direniş önderliğinde gelişen ve büyük bedellerle sürdürülen mücadele gerçeği, bugün ulaşmış olduğu düzey ile karanlık ve kirli komplonun iç yüzü ve hedeflerini daha iyi ortaya çıkarmıştır. ’99 ile start alan komplo, farklı yol yöntemlerle sürdürülürken buna karşın hakikat yolundaki haklı davasından taviz vermeyen özgürlük hareketi, Rojava’da olduğu gibi Kürdistan’ın dört parçasında yeni ve yaşanılır modeller inşaa ederek komploya cevap oluşturmaya devam etmektedir. Bu gerçeklikle baş edemeyen uygarlık güçleri, biriken kinini ilkin Fransa’da Önderliğin ilk yol arkadaşlarından olan ve özgür kadın duruşunu kendisinde somutlaştıran Sara arkadaş şahsında kadınların özgürlük çıkışına saldırarak göstermiştir. Üç kadın arkadaşın beyinlerine sıkılan kurşunlarla aslında bilinçlenerek kendini yeniden var etmek isteyen kadına yaşam hakkı tanınmayacağını, kadının kölece duruştan öte şansının böylesi komplolarla karşılaşacağı mesajını vermek istemişler, Önderliğin halkların kurtuluşunu geliştirmeye çalıştığı barış sürecini baltalamak istemişlerdir. Bunu gören ve 2013 çıkışı ile yanıt veren Önderlik gerçeği karşısında yine boşa çıkan komplonun en son intikam hareketi ise hiçbir ahlaki ve toplumsal değerde ifadesini bulmayan DAİŞ gibi vahşi bir örgüt yapılanmasını halkların başına bela yapmak olmuştur. Bu anlamda komplo içine düştüğü yenilginin sıkışmasıyla bugün en vahşi yüzünü göstermeye devam etmekte, Kobanê şahsında katliamcı, tecavüzcü özgürlük düşmanı olan kara rengini Ortadoğu halklarının sarılı kırmızılı yeşilli canlı renklerinin üzerine örtmeye çalışmaktadır. Bu anlamda komplo tüm yenilgilerine ve başarısızlığına rağmen en hırçın ve çirkin haliyle sürdürülmeye devam etmektedir. Dolayısıyla bugün Önderlik şahsında gelişen komplonun amacının, halkların ve kadının özgürlük mücadelesini bitirmeye dönük olduğu üstü kapatılamayacak kadar açıktır. Ancak ne yaparsa yapsın, özgürlüğü solumuş insanlığı bu mücadeleden vazgeçiremeyeceği de bir o kadar ortaya çıkmış durumdadır.
‘99 sürecinde olduğu gibi, bugün de bütün eşitsiz koşullara karşı ve adeta tüm uygarlık güçlerini karşısına alarak Arînler komutasında destansı bir mücadele verilmektedir. Bu destansı direnişle komplonun on altıncı yılı Kobanê’nin kurtarılması gibi insanlık için sembol olacak bir başarı düzeyi ile karşılanmıştır. Katliam ve soykırım aracı olan DAİŞ bu saldırılarında en fazla kadına yönelirken, başta Arinler, Sozdarlar, Hebunlar, Gulanlar, Zehralar şahsında bu saldırılara en fazla karşı duran ve direniş de etkin olan da yine kadınlar olmuştur. Yönelimlerin kendileri için ne anlama geldiğini bilen Kürt  kadınları YPJ adı altında Önder Apo’nun yarattığı özgürlük ve örgütlülük düzeyini tüm dünyaya göstermişlerdir. En değme devletlerin karşılarında duramadıkları bu gücü fedai duruşlarıyla püskürtmeyi başarmışlardır. Bu anlamda Kobanê’de sadece komplo bir kez daha boşa çıkarılmamış, Sara arkadaşlar şahsında kadın özgürlüğü için verilen mesaja da en güçlü özgürlük cevabı verilmiştir. Tüm dünyaya Kürtlerin eski Kürt olmadığı ve bu anlamda Apo Kürdünün soykırım kıskacını kırdığı büyük bedeller ve fedakarlıklar sergilenerek bir kez daha gösterilmiştir. Kobanê direnişi bir kez daha hiçbir komplonun hakların ve kadınların hakikatini aşamayacağını kanıtlamıştır. Dolayısıyla komplo karşısında Güneşimizi karartamazsınız şiarının keskinliği, kararlığı ve fedai duruşu ilk günkü sıcaklığından bir şey kaybetmeden bugün de sürdürülmektedir. Çünkü Kürt kadınları ve halkı olarak varlığımızın ve özgürlüğümüzün Başkan Apo kişiliğinde somutlaştığını biliyor, onun etrafında kilitlenmenin hakikati solumak olduğuna inanıyoruz. Özelde kadınlar olarak bizleri özümüzle buluşturan, varoluşumuza anlam katan ve özgürlük yolunu önümüze açan Başkan Apo’nun hiçbir ahlaka ve hukuk kuralına sığmayacak derecede mevcut konumda tutulması mücadele gerekçelerimizin hepsini kendisinde somutlaştırmaktadır.
Kürt kadınları ve onun savunma gücü olan YJA STAR olarak Başkan Aposuz bir yaşamı yaşam kabul etmeyeceğimizi bir kez daha haykırıyoruz. Komploya zemin olan yarım yoldaşlığımızı en son Önder Apo’nun yaptığı eleştiri süzgecinden geçirip tekrar tekrar sorgulayarak, bu noktada mücadelede boşluk bırakmadan ilerleyeceğimizin, Saraların özgürlük duruşu ve Arînlerin fedai direngenliğini esas alarak kadınları ve halkları komplonun karanlığından çıkaracağımızın sözünü yineliyoruz. YJA STAR olarak bizler gücümüzü kahraman şehitlerimizin sergilediği fedai duruştan, halkımızın direngenliğinden ve Önderliğimizin anı anına kendini yaratan yol göstericiliğinden alıyoruz. Bu anlamda komplonun karanlığına ışık olan tüm şehitlerimizi bir kez daha saygı ve minnetle anıyor direnişlerini zaferle taçlandıracağımızın sözünü veriyoruz.
Ve bir kez daha diyoruz ki: komplo karanlığını direniş ateşini Newrozlarda güçlendirerek aydınlatacak, halklarımızın ve kadınların özgürlüğünün teminatı olan Önder Aposuz yaşamı asla yaşam olarak kabul etmeyeceğiz. Bu anlamda tüm halkımızı ve halkları devrimci, demokrat, emekçi kesimleri ve aydınları ve başta da kadınları bir kez daha komplo etrafında geliştirilen yeni yönelimlere karşı duyarlı olmaya, demokratik modernite paradigması ekseninde birleşip komplolara karşı özgür yarınlar yaratmaya çağırıyoruz.

BÊ SEROK JİYAN NABE
YAŞASIN BAŞKAN APO
YAŞASIN KOMPLOYA KARŞI BEDENLERİNİ SİPER YAPAN BÜYÜK ŞEHİTLERİMİZ
KAHROLSUN HER TÜRDEN KARANLIK KOMPLOCU GERİCİ GÜÇLER
14 Sibat 2015
YJA STAR MERKEZ KARARGAH KOMUTANLIĞI