Gamzeli gülüşler

JİYAN TEKOŞÎN

Rojînda yeni bir yaşamın umudu… Rojînda yeni bir günün müjdesini yüreğinde saklayan yoldaşım ve Rojînda insan olabilmenin tüm sıcaklığını yüzüne taşıyan sorumlu bir kadın. Rojînda geride iz bırakan yiğit kadınlardan bir tanesi…

Güneşin tüm sıcaklığını kucaklamış, yeniliklere yüreğini açmış ve uzun yola baş koymuş Rojînda… Ve yine birçok hikayede olduğu gibi bu hikayede de bizim yüreğimizde iz bırakan Rojînda…

Tanrıçalar ruhlarını aya teslim ederken birçok şeyi de yeniden kazanacak olan ardıllarına bırakırmış,bence tanrıçalar kadınlara kendi güzelliklerini bıraktılar. Yüreklerine sevgi ekipte öyle gittiler. Bir de bazı kadınlara öyle bir şey bıraktılar ki gülünce o kadınlar, güller biter gül yüzlerinde, gamzeli yanaklarında… Tıpkı hevalRojînda gibi.

Rojînda’nın gülüşüyle güzelleşen Xakurkê

Rojînda’nın gülüşüyle ilk defa bir çalışma için Xakurkê alanına gittiğimde tanıştım. Xakurkê-Cennet anlamına gelen ve gerçekten de cenneti tasvir eden bir yerdir. Rojînda bir meleği kıskandıracak kadar güzel bir yüze ve ruha sahipti.

Evet, ben ilk onun gülüşüne Xakurkê’de tanık oldum. Gamzeli yanaklarından süzülen damla damla tebessüme hayran kaldım o vakit. Ne de güzeldi gamzeli Rojînda! Xakurkê alanına ilk defa gittiğimiz için alanı tanımıyorduk. Ve bizlere bu anlarda bolca eşlik eden, yol arkadaşlığı yapan hevalRojînda’yı hiç unutmam. Xakurkê’nin kayalıkları onun gülüşleriyle yankılanır gibi gelirdi bana. Sanki bu alanı güzelleştiren bu genç arkadaşın gülüşüydü. Atikliği, yardımseverliği ve en çok da dedim ya gülüşü… Rojînda’nın isyanlara taş çıkartacak gülüşü…

Ro-güneş (anlamına geliyor), gün ve güneşten aldığı sıcaklığı yüreğinde barındırmış Rojînda’nın bu sıcaklığı hep yüzüne yansıyordu.Jînda; yeniden filizlenmek, var olmak, yeniden canlandı anlamına da gelen bu ismi sanki kişiliğine tamda oturtmuştu bu genç arkadaşın. O yüzden ben durmadan onu izliyordum.Bu güzel yürekli genç kadın, güler yüzlü arkadaş kara gözleriyle ne kadar da güzel bakıyordu. Şimdi kalemim utanıyor onu yazamamaktan, onu gerçekten anlatamamaktan, yarım bırakmaktan…

“Ancak düşü olanlar kazanabilir”

Bu yolculukta birçok arkadaşla tanıştım. Rojînda onlardan bir tanesiydi. Her patikada yürürken güzellikten, insan olmanın güzel yanından bahsedip dururdu. Ahlaki toplumun hayal ettikleri, düşleri bir su gibi akardı Rojînda’nın dilinden. Şunu söylerdi bizlere; “ancak düşü olanlar kazanabilir.” Evet, düşü olanlar ancak Rojînda kadar bu dağlara sevdalı olabilirdi. Her şeye göğüs gererek, zorluklara meydan okuyarak düşünü gerçekleştiriyordu bu genç kadın, ay yüzlü küçük tanrıça.

Xakurkê alanından ayrılırken de arkama dönüp yine Rojînda’ya baktım. Yine gülerek bizleri uğurluyordu. Elini kaldırıp sıcak bir selam gönderdi bizlere, yüreğimize…Anılar geride kalanlardır. Ve anılar sadece yaşananlardan ibaret değildir. Onları hikayelerle yürekte büyütmek de daha anlamlıdır. Ve anılar böyle saklanılır yüreklerde. Rojînda bizim yüreğimizde kendini, hikayesini büyütecek kadar etkiledi bizleri.