Güneş ile buluşma umudu

ŞEHİT EVİNDAR FARAŞîN

Başkanım öncelikle dağların yüceliğiyle, güzelliğiyle size sevgi ve selamlarımı yolluyorum. Başkanım bir sözünüz üzerinden yoğunlaşıyorum bugünlerde. Siz bize, “siz daha devrimci olmamışsınız, devrimciliğe adaysınız” demiştiniz.

Bu durum için ilk başta şunu belirtmek istiyorum. Ben o adaylığın gururunu yaşıyorum, bir şeref ve onurdur benim için. Örgütün ve bu yaşamın bir parçası bile olmak benim için en büyük şey. İdeolojinizle, felsefenizle bu dağlarda nefes almak, özgürce adım atmak benim için tarifi yapılmayacak bir duygu. Benim için PKK gerçeğe dönüşün adıdır. PKK içinde olmak yeniden dünyaya gelmek gibi. Ama bunun yeterli olmadığını biliyorum. Sizin de dediğiniz gibi kendimiz müthiş değiştirmeli ve devrim yapabilecek güce getirmeli, devrim yapmaktan korkmamalıyız.

Başkanım; yetmez yoldaşlığımın özeleştirisini pratiğimde veremediğim için hep içimde bir burukluk yaşadım. Yoldaşlarım özeleştirilerini fedai bir duruş sergileyerek verdiler. Zîlan, Bêrîtan, Viyan, Arîn, Agit, Derweş, Andok ve Erîş arkadaşlar gibi fedai ruh sergileyerek yetmez yoldaşlığımın özeleştirisini verebilirim ancak. Benim özeleştirim de sözde olmamalı. Belki de çoğu şeyi konuşup, fakat uygulamayarak kaybettik bugüne kadar. Benim sözüm pratiğim olacaktır. Başta savunmalarda derinleşerek, anlayarak, sonra da pratikçisi olarak cevap olmaya çalışacağım. Tabii bunun nasıl olacağı da bir yoğunlaşma konusudur. Bunun üzerine de yoğunlaşıyorum. Bu bahar özel kuvvetlerde ilk pratiğim olacak. Başarılı olursam bu başarı savunmaların bana vermiş olduğu güçle olacak. Keşke başkanım yanımızda olsaydınız. Göreve gitmeden önce sizinle konuşup tartışsaydık. Görevden döndükten sonra da tekmilimizi size verseydik. Sonra… Sonrası bir gün gerçekten olacağı için yazamıyorum. O günün umuduyla, özlemiyle ile bir türlü kaleme dökemediğim sevgimi size anlatacağım. Ve her gerilla gibi düşlerimin gerçekleşeceğinin inancındayım.

Başkanım şu anda senin gerçek yoldaşın olan Erdal arkadaşın ve onun gibi yoldaşların dediği gibi; “Önderlik güneşi altında bir mum ışığı olmak ve gerçek yoldaşı olmak” sözü üzerine yoğunlaşıyorum. Şunu anladım ki devrimci olmak tek başına yetmiyor. Bir bina yaparken üç kolon olmasa, biri bile eksik olursa o bina ayakta kalmaz çöker. Sağlam olması için temelinin iyi olması gerekiyor. Sizin yoldaşınız olmakta böyle bir şey, militanlık gereklerini yerine getirmekle olur.

Başkanım sizi görme umudumu hep yüreğimde taşıyorum. O yüzden de sağlam tutmalıyım bu yüreği. Yılmamalı inadına, inadına mücadele etmeliyim başkanım. Sırf Güneş’in umudunu yeşertmek için ve özgür bir gelecek için Güneş’le yani sizinle buluşmak için durmadan, yılmadan mücadele etmeliyim. Şunu da çok iyi biliyorum güzel günlere az kaldı. Çünkü yavaş yavaş Kürdistan üzerindeki karanlıklar yırtılıyor. O günler gelene kadar asla bu karanlıklarda kaybolmayacağım. Çünkü bir defa Güneş’in umudunu yüreğime serpmişim. Geriye kalan size layık bir yoldaş olmak. Yanan bedenlerde bir parça kıvılcım olmak. Siz bizim bağlı olduğumuz en kutsal değerimizsiniz. Siz bu topraklara bir tohum misali bizi serptiniz. Bugün filizlendik, her sabah doğan güneşte sizi soluyoruz. Rengimizi, umudumuzu sizi alıyoruz. Sizinle buluşacağım günün umuduyla…