Serkeftin…

TEKOŞİN TOLHİLDAN

tekosin-dersimTüm yeryüzünün yeşile boyandığı an asıl bahar o zaman yaşanacak yüreklerimizde. Kimimiz içimize çektiğimiz dirilen doğanın havasıyla yaşama, yoldaşlara, gidenlere ve kutsal saydığımız özgürlüğe

bir mevsim daha yakınlaşmanın anlamını hissedeceğiz. Kimimiz kışın donuklaşan soğuğun etkisiyle yıpranan bedenimize, düşüncelerimize, dünyalarımıza sıcaklığını, canlılığını, coşkunluğunu çekmeyi amaçlayacağız bahar mevsiminin.

 

 

İmralı’yı düşleyeceğiz kuşların ezgisiyle. O yeşerten, can veren yürekten insanı. Dünyamızı yeniden sorgulayacak, kendimizin kurumuş yanlarımızın yeni baştan keşfine çıkacağız belki de...

En güzel şiirler ve en güzel sözler göndereceğiz özlediklerimize. En güzel türküleri söylenecek kavganın gidenlerin ardından.

Bir kez daha solumayı başardık baharı. Çoğaldıkça çığlıklaşan suları dinlemeyi, tomurcukların büyümelerini sabırsızlıkla beklemeyi, yeşilin açık rengini, Nisan’ın gelip geçici çileden çıkartan sağanaklarını bir kez daha yaşamayı başardık.

Dersim’de en yaşanılası, kavgayı da en anlamlı, sevdayı da en duygulu pratikleştirmenin başlangıcıdır bu zamanlar. Yeter ki var olduğumuz sürece hak edileni yaşatmayı amaçlayalım ve gerçekten canımızla, kanımızla O’nunla olabilelim. Başkan Apo ile...

***

Yedi kişilik yol grubumuz ve eyalet güçlerinden iki arkadaş olmak üzere, coşku ve hüznün karışık atmosferinde vedalaştık yoldaşlarımızla. Birbirimizi kaybedene kadar el salladık, en iyi dileklerimizi bağırarak ulaştırmaya çalıştık onlara...

Kendinize iyi bakın yoldaşlar!

Tesadüf bu ya yolda bir grup arkadaşla karşılaştık. Kadın arkadaşlar bize çiçek göndermişler. Koşup yanlarına gitmek gelse de içimizden, doğru değildi.

Alan gücü alanın isminin PJA alanı olacağını belirtti. PJA alanını kaplayan gökyüzü sık ormanları andıran yıldızlarla dolu. Onlara bakarken en parlak olanına umut dedim. Gece boyu yürüdük ve sabaha doğru boğaza ulaştık.

Arkama dönüp baktığımda Zel dağının asi ve sade görünümü büyüleyiciydi. Son bakışımızdı ona ve Dersim coğrafyasına. Son kez el salladık Dersim’e ve artık kayboldu gözümüzden.

Dersim geride kaldı artık. Bütün yaşanılanları, yoldaşlıkları yüreğimizin en doludizgin köşesine yerleştirme ve gizlercesine sadece hatırlamak kalıyor geriye.

***

Saat 7’de harekete geçtik. Kuryemiz Şivan arkadaş keşif için önden çıkmıştı. Bizi ileride bekliyordu. Boğazı çıktıktan sonra Şivan arkadaş göründü ve ona doğru ilerlerken kocaman eşsiz güzellikte gözümüze beliren bir göl tam ovanın ortasında. Yavaş yavaş kararan günün ortaya çıkardığı ufuktaki kızıllıkta muhteşem bir manzara ortaya çıkarmıştı. Hemen Aram arkadaşa seslendim ve bu gölün fotoğrafını çekmesini söyledim. Başta “Makineyi çantanın en altında nasıl çıkartacağım.” gibi sözler söylese de ısrar edince çıkardı ve çekti. Şivan arkadaş ulaştığımızda gölün adının “Gola Naze” olduğunu öğrendik.

Aladağlara doğru harekete geçiyoruz.

Serhat eyalet güçlerine ulaşmamıza az kaldı. Ala dağlar öylesine heybetli ve görkemli ki aşılmaz gibi görünüşü sönüyor gözlerimde güzelliğiyle. Bir de partimize yakınlaşmanın verdiği his daha da zevkli kılıyor yürüyüşümüzü.

Yürüdükçe zirveler yakınlaşıyor ve bütün yeryüzünün hâkimiymişiz gibi bir hissin doğuşu ardından ÖZGÜRLÜK sarmalıyordu bütün hücrelerimi. Gecede parlayan beyazlıklar dikkatimizi çekiyor. Daha kışın karı erimemiş buralarda. Kır’a doğru ilerlerken sesler işitmeye başladık. Sonra dört tane karartıyı da görünce Serhat alan gücü olduklarını netleştirdik. Buna çok sevinmiştik. Arkadaşlarla merhabalaştıktan sonra noktaya gitmek üzere onları takip ettik. Kır’a girdiğimizde hava aydınlanmıştı. kır dedikleri Tendürek’in meşhur volkanik kayalıkları oluyor. Taşların pütürlü ve keskin oluşundan dolayı arkadaşlara ayakkabı dayanmıyormuş.

Buralarda odun ve su ender bulunuyor. Her yerde odun olmadığı gibi çok uzaklardan getiriliyor. Su ise taşların arasından çıkan sarnıç dedikleri çukurluklardan temin ediliyor. Suyun tadı muhteşem ve buz gibi ama en önemli özelliği ise sabun karıştığında hemen kuruyabiliyor.

Bir de “Serhat da yaşam güneşle başlar” sözü çok belirleyici. Çünkü dayanılmaz bir soğuğu var. birçok konuda bilgi aldıktan sonra birkaç gün burada bekleyeceğimiz açığa çıkıyor. Neyse bu arada biraz dinlenmiş oluruz biz de.

Akşam yemek ve çaydan sonra mangamıza gidip uyuma pozisyonu almıştık ki Savaş arkadaş elinde malzemelerle geldi. “Heval yarın olası bir durum karşısında bu malzemeleri çantalarınıza koyun.” demesiyle “Tamam” deyip aldık. Sabah hava aydınlanmadan uyandırıldık. Sidar arkadaş telaşlı görünüyordu. Bir süre sonra cihazda düşmanın iki kişinin görüntüsünü aldığını söylemesi üzerine fark edildiğimizi anladık. Hemen toparlanmamızı söyledikten sonra hızla çantalarımızı hazır hale getirip manevraya başladık. Kayalıkların arasında tek sıra ilerlerken mermiler patlamaya başladı. pusuya düşmüştük. arkadaşlar hemen karşılık verdiler. Bir süre sonra çatışmanın korucularla olduğunu anladık. Korucular askerlere habire yanlış bilgi veriyorlar. Yaralılarımızın olduğunu hatta bir kişiyi düşürdüklerini söylüyorlar cihazda. Onlar birbirlerini inandırma uğraşı içerisindeyken biz çoktan kendimizi sağlama almıştık. Düşman subayı ısrarla askerlerine riske girmemelerini söyleyip onları geri çekti. Tabi bir anlamda mantıklı yaklaşıyor. Tendürek’in bir uçtan bir uca kömür karası kayalıklarına dalış yapmak yürek işidir. Neyse bu da yolun sonunun göründüğü günlerimizde bir anı olarak kalacak.

Evet, Tendürek’te son günümüz bugün. Sidar arkadaşın grubumuzla kalan iki gecelik yol üzerine yaptığı toplantıdan sonra fotoğraf çektirdik hep beraber. Tabi arkadaşlarda kamera olduğu için epey çekim yaptılar. Çetin arkadaş “Giden arkadaşlar son çaylarını içmek için gelsinler.” çağrısından sonra ayakta çaylarımızı içtikten sonra ayrılık zamanı geldi çattı. Sıra ile arkadaşlarla vedalaştıktan sonra Kawa ve Botan arkadaşın öncülüğünde uzaklaşmaya başladık. Bir ara arkama dönüp baktığımda bir kayalığın üzerinde oturmuş Sidar arkadaşın kamerayla bizleri çektiğini gördüm ve biz kaybolana kadar çekime devam etti. Tendürek’te anlamlı günler yaşadık ve Serhat gücündeki arkadaşlar gerçekten sıcak, sevgi dolu yaklaşımlarıyla her zaman bizlerle olacaklar. Kendinize iyi bakın yoldaşlar! SERKEFTİN!