‘Ben Kimim?’ Sorusunun Cevabıdır: Apoculuk

serok apo 14tirmeh

Bir yeren başlamak istedim. Yolumun nereye düşeceğini bilmeden. Üzerimde karabulutlar, etrafımda cellatlar. Sahte insanlar, tebessümler, gülücükler, sevgi gösterişleri. Ne tarafa döndürsem yüzümü, boğarcasına üzerime geliyordu yalnızlık. Kendim olmaktan çıkmış, başkası olmaya çalışıyordum. Beni tüm bunlara mahkum eden neydi? Neden böylesine sahtekarlık? Niçin yok edilmek isteniyordu insanlık?

Kalpler, beyinler neden kurutulmak isteniyordu? Uçurumun kenarında kanadı kırık bırakan neydi? Bu tür sorular dolanıyordu beyinlerde. Hayatın acımasızlığı her zamankinden beter geliyordu ruhuma. Işıklarla donatılmış sokakları yol alarak çiziliyordu bana. Bunların içinde hangisi gerçekti? Yanlışlarla dolu bir hayat mı yoksa yeni yaşam arayışçılığı mı? Beni yok etmek isteyenlere inat yeni bir yaşamın arayışçısı, savaşçısı oldum. Kendimi kollarına attığım, heyecanla kendisine koştuğum hayat beni ilk sorusunda afallatıp bırakmıştı. ‘Ben kimim?’ işte beni Apoculuğa getiren, Apoculuğa sevdirten yeni yaşamımın ilk sorusu, ‘Ben kimim?’

Gri yaşamıma yeniden renk veren Apoculuk

Yok olmaya yüz tutmuşken yeniden var eden Apoculuk

Zamanın sonsuzluğuna aldırış etmeyenlerin adıdır Apoculuk

Başımıza dikilen cellatlar vardı, kendisi için çalıştığımız imparatorluklar, şimdi ise kendi ayaklarımız üzerinde durdurtan, irade ile yürdürten, ruh var Apoculuk. Sesimizin olmadığına inandığımız, dilsiz olduğumuza inandığımız yaşamımız vardı şimdi ise, dağların ardında yükselen sesler var gür ve hür. ‘Biji Serok Apo’ deyişleri ile kendisine ait tonu olan sesler. Beyaz gelinliğimiz ile göklerde güvercinler gibi uçan kadınları yaratan özgürlük ruhudur Apoculuk. Kanat çırpınışları ile toprağı yaranların güç kaynağıdır Apoculuk. Simurg gibi küllerinden yeniden yaratılanların yalın öyküsüdür. Dağları sevdiren, yaşama aşık ettiren sevdadır. Bir şair ‘özgürlüğün geldiği gün, o gün ölmek yasak’ diye yazmıştı. Ölümsüzlüğe inananların inancıdır Apoculuk.

Sara Savuşka Bozan