4 Nisan kadının varoluş tarihidir

Röportaj

4 Nisan için arkadaşların düşüncelerine ve coşkunlarına ortak olmak istedik. Arkadaşlar 4 Nisan’ın kendileri için ne anlam ifade ettiğini, bugünü nasıl ele aldıklarını dile getirdiler. 4 Nisan kadının varoluş tarihidir. Bu vesileyle arkadaşların güne ilişkin duygu ve düşüncelerini sizlerle paylaşıyoruz.

Amara Roj:

4nisanamararoj4 Nisan tüm Kürt halkına, bütün sosyalist hareketlere ve bütün Ortadoğu kadınlarına kutlu olsun. Bizim için 4 Nisan’ın değeri ve anlamı oldukça faklıdır. Büyük bir dönemi ifade etmektedir. Karanlıkta kalan bir tarihiye ve bir halka ışık olan gündür 4 Nisan.  Tarihin görebileceği en büyük önderliksel doğuş yaşanmıştır.  Yeniden oluş ve yeniden varoluş tarihidir. Böylesi bir doğuş, hem Kürt halkı için hem de bütün Ortadoğu halkı için önemlidir. Bütün halkların özgürlüğe bir adım daha yakınlaştığı gündür.

Önderliğimizin yarattığı felsefe ve ideoloji bugün bütün dünyayı etkilemektedir. Artık Önderliğimiz yalnızca PKK’nin ve Kürt halkının önderi değil, bütün halkların önderidir. Bütün dünyada büyük bir dikkat ile takip edilen ve hayranlıkla karşılanan bir Önderliktir.

Riha, doğal topluma uzun süre beşiklik etmiş topraklardandır. Birçok kutsal ve tarihi değerler burada var olmuştur.  Farklı mezheplerden birçok insanın yaşandığı nadir ve kutsal yerlerden biridir. Böyle kutsal bir yerde, 4 Nisan’da bütün halklara, özgürlüğe susamış bütün insanlara ışık veren Güneşimiz doğdu. 4 Nisan’da doğan Güneş bir halkı ısıtmaya ve yeniden yeşertmeye önderlik etti.   

4 Nisan kadının da varoluş tarihidir. Birçok sosyalist önderler vardır. Hepsinin kadın eksenli düşünceleri olmuştur fakat hiçbirisi kadına dönük düşünce geliştirmemiş, kadın tarihini ve değerlerini görmezden gelmiştir. Önderliğimiz diğer halk liderlerinin, siyasi önderlerin yapmadığını yaptı. Kadınlara özgürlük için mücadele etme zemini sundu. Kadına özgür irade ve özgürce yaşayabileceği bir yaşam sundu.  Önderliğin kadın eksenli düşünceleri, kadını içine düşmüş olduğu kölelikten kurtardı. Önderliğin her şeyi kökeninde incelmesi doğru bir çıkış yapmasına ve bir halkın uyanmasına vesile oldu. Artık kadın eksenli yaşamın önünü kimse alamaz. Kendimizi her 4 Nisan günü Önderliğe ve özgürlüğe daha yakın hissediyoruz.

Avaşîn Özalp:

Başta 4 Nisan’ı Önderliğe ve Kürt kadınları şahsında bütün kadınlara kutluyorum. Bir kadın olarak 4 Nisan benim için bütün kadınların doğuşu anlamına geliyor. Kürtlerin özgürlük için mücadeleye başladığı gündür.  

Rojava’daki direniş Önderliğin kırk yıllık mücadelesiyle bu düzeye geldi. Bu devrimi benimseyen ve kucaklayan bütün halkların 4 Nisan’ını kutluyorum. Rojava devrimin mimarı  Önderliktir. Ve öncüleri de kadınlardır.  Bugün halklar ve kadınlar bu kadar büyük bir devrimi yaratabildiyse bu kesinlikle Önder Apo’nun yarattığı değerlerle bağlantılıdır. Hiç kimse bunu inkar edemez. Bu yüzden 4 Nisan bizler için önemli bir tarihtir. O sadece Önderliğimizin doğduğu gün değil, insanlığın yeniden doğuş günüdür.

Bir kadın olarak Önderliği hissetmek ve anlamak için çaba veriyoruz. Önderliğin felsefeni ve ideolojisini anlamak ve yaşatmak için bütün azmimizle mücadele etmeliyiz. 4 Nisan’ı da özgürlük için savaşan ve mücadele eden herkese kutluyorum.  

 

Ronahî  Şiyar:

4 Nisan başta Önder Apo’ya, ezilen bütün halklara ve kadınlara kutu olsun. 4 Nisan’ın anlamı çok faklıdır. Özellikle kadınlar için çok faklıdır. Kırk yıldır Önderliğin felsefesi ve ideolojisi bir hareketi yürütüyor. Ve bu mücadele şu an Rojava devriminde can buluyor. Önderliğimizin yarattığı yaşam felsefesini ve ideolojisini bugün bütün sömürülen, ezilen halklar benimsiyor ve sahip çıkıyor. Bunun için Önderliğin doğum günü bütün halkların yeniden varoluş günüdür. Özellikle de beş bin yıldır köleleştirmiş kadınların yeniden doğuş günüdür. Kürtlere özgürlüğe dair yeni umutlar aşılayan bir gündür. Dünyada birçok önder çıkmış. Ama hiçbir önder Başkan Apo gibi kadınlara verilen değeri vermemiştir. Önderliğimiz ise kadın şahsında bir halkı özgürleştirmiştir.  Bu yüzden 4 Nisan bir anlamda kadının özgürlük günüdür.

 

Sara Fırat:

4 Nisan denildiği zaman önderliksek çıkış ve doğuş aklımıza geliyor. Fakat bu doğuşu ele alırken ilk önce dünyadaki önderliklerle karşılaştırmak lazım. Çünkü dünyadaki sistemlere baktığımızda kapitalizm ile birlikte despot liderlik tarzları da yaygınlaşmıştır. Önderliğin çıkışı böyle bir ortamda çok büyük anlam ifade etmektedir. Bu iktidar odaklı ortamda bütün despot liderlere ve ülkelere karşı bir direniş sergiledi.

Önderliğin yaşamına baktığımızda göreceğiz ki, o her zaman hayallerinin ve hakikatin peşinde olmuştur. Ama bunu doğru temelde yapmıştır. Bu temelde insan Önderliğin diğer önderlerden farkını görebiliyoruz. Bu yüzden 4 Nisan tarihi önemlidir, anlamlıdır.

Önderlik deyince heval Fuat’ın bir sözü geliyor aklıma. “Kadın yaratıcıyı yaratandır. Aslında bizim Önderlik tarzımız da yaratıcıyı yaratandır.” Çünkü bizim Önderliğimiz de yeniden bir yaratım evresini geliştiriyor. Yani unuttuğumuz benliğimize, öz kimliğimize dönmemiz gerektiğine vurgu yapıyor, bunu mücadelesini veriyor.  Bu müthiş bir yaratım evresidir. Güneş bizim için önderlik sembolüdür. Biz Önderliğimizi güneşe benzetiyoruz çünkü güneşin ışınları bütün dünyaya aydınlatıyor. Bizim Önderliğimiz de felsefesiyle, ideolojisiyle dünyayı aydınlatıyor. Bütün halklar Önderliğimizin ışığından yararlanıyor. Bütün insanlığı özgürlüğe çağırıyor. Sadece insanları değil bütün evreni özgürlüğe çağırıyor. Bütün dünya özgürlüğe susamışken, Önderliğin çağrısı bizim için ve bütün halklar için çok önemli ve anlamlıdır.

4 Nisan sadece Kürtler için değil, bütün halklar için tarihi bir başlangıçtır. Kapitalist moderniteye meydan okuyan ideolojinin ve felsefesinin doğuşu miladıdır. Yani 4 Nisan’I özgür insan ve özgür tarihin başlangıcı olarak kabul edebiliriz. Bu başlangıçta hakikati ve özgürlüğü nasıl temellendirebiliriz diye yoğunlaşıyoruz. Bu temelde Kürdistan’a ve dünyaya önderliksel doğuşun altmış altıncı yıldönümünü kutluyoruz.

Sorxwin Munzur:

Baharın gelişiyle nasıl bir çiçek başını kaldırıp yeniden yeşerip bahara yeni müjde veriyorsa; bahar da kendini bir müjde de yeniletiyor. Bir güzellikte bir zorlukta kendini yeniden yükseltmektir ve yeniden sevmektir bahar. Bahar gelişinde ve güzelliğinde özgürlüğü arar ve insanlığın içinde kendini var eder.

4 Nisan özgürlük duygusunu çağrıştıran ve yeniden var oluşun olduğu gündür. İnsanlığın dünyaya yeniden gelişinin tarihidir.  Çünkü 4 Nisan, her zaman yok edilmeye çalışılan bir halkın ve başından kara bulutların eksik olmadığı insanların acılarına tanıklık eden ve köleliğe isyan eden bir çocuğun haykırışıdır. Halkların birliği ve yaşamı sevme günüdür.  4 Nisan kendini yeniden var etmektir ve yeniden can bulmaktır. Bu sadece Kürtlerin değil bütün halkların kendini yeniden var ettiği ve yeniden kendini yarattığı gündür. 4 Nisan içimizdeki umutların yeniden yeşerdiği gündür.

Nasıl ki lilav bir yaprağın üstünden toprağa düşüyorsa, yaşamın güzelliğini insanlığa anlatıyorsa, o damla bütün doğayı uyandırmışsa, 4 Nisan’da özgürlüğe susamış bir halkı uyandırmıştır. Hiçbir zaman özgür hayaller yok olmaz. Önderliğin doğum günü özgür hayaller kuran çocukların doğum günüdür.  Kürt çocuklarına yasaklanan oyunlar, yasaklanan gelecek artık özgürdür.

4 Nisan bütün halklarının doğuş günüdür. Özgürlüğe hasret ve umutlarını yeniden yeşermek isteyen bir halkın yeniden var olma günüdür.

Avaşin Kemal Şivîşkî:

4 Nisan insanlığın yeniden doğduğu gündür. Özgürlüğün doğuş gününü başta Önderliğimize, Kürt halkına, tüm tutsak yoldaşlara ve Önder Apo’nun tüm fedai savaşçılarına kutluyorum.

Nisan denilince yerin, göğün coştuğu ve toprakta açan çiçeklerin karşılayan nisan yağmurun bereketlendiği zaman dilimi aklıma gelir. Önderliğimizin Kürdistan topraklarına bir güneş misali doğması da bu anlama gelmektedir. Çünkü Kürdistan toprakları, yüzlerce yıl özgürlükten uzak güneş ışınlarına hasret kalmıştı. İktidarda olanlar en zorba şekilde yaşamı Kürt halkının elinden almış, onu topraklarının bereketinden, güzelliğinden mahrum bırakmıştı. Yaşma adına, özgürlük adına hiçbir şey bırakmamış, toprağı ve halkı ölüme mahkum kılmıştı.

Önderliğimizin doğuşu ise Kürt ve Kürdistan için yeniden özgürlük tohumlarının yeşermesidir. Önderliğimizin geliştirdiği yaşam felsefesi, bir anlamda özgür yaşama çağrıdır. Bu yüzden bizler 4 Nisan’ı yalnızca Önderliğimizin fiziksel olarak dünyaya gelmesi temelinde almıyoruz, 4 Nisan tarihinde özgür yaşam felsefesi doğmuştur.

Bizler bu güzel günde toprağa birçok fidan ekiyoruz. Bu fidanlara biçtiğimiz anlamlar farklıdır. Önderliğin doğuşu demek, tüm halkların doğuşu ve özgürlüğün doğuşu demektir. Nasıl her sabah ağaçlar, çiçekler ve doğa güneşin doğuşunu bekliyorsa, biz özgürlük savaşçıları da her yıl büyük bir heyecanla Önderliğimizin, Güneşimizin doğum gününü bekliyoruz. Güneşimizle birlikte özgür dağlarda birlikte olmayı istiyoruz. Birlikte bir halkın özgürlük fidanlarını dikmek istiyoruz. 4 Nisan’ın gelişinde özgürlüğe bir adım daha yaklaşıldığı umudu içerisindeyiz. Her geçen 4 Nisan bizim umutlarımızı yeşertiyor. Özgürlüğe ve özgürlüğe bir adım daha yakınlaştığımızı hissediyoruz.